25 Mart 2013 Pazartesi

YAZ GELEBİLİR Mİ?

Mümkünse hemen.
Hatta şu an.
Lütfen.

Bir liselinin yaz özlemini okudunuz, teşekkürler sevgili okur..

Nerdeyse Nisan geldi, hava günlük güneşlik. Herkes "ay yaz geldi ya" havalarında. Fakat benim için yaz güneşin açması demek değil. Yaz demek okulun bitmesi demek. Yaz demek, sınavların olmaması demek. Deniz, güneş, kum, haziran, temmuz demek. Ama o bitmesini umduğum sınavlar daha başlamadı bile. 3 gün sonra başlıyorlar, girmeye başlıyorlar. Bana girmeye.

İşte demek istediğim öğrencilik zor iş arkadaş. Çeşit çeşit öğretmenle muhattap oluyosun. Hepsi bi' değişik. Bi de lisedeysen daha da zor. Liseyle ilgili hayallerim "her şey mükemmel olacak" kıvamındayken, son 2 senedir lisenin bi bok olmadığını anlıyorum. Hatta her geçen gün daha da iyi anlıyorum. Arkadaşlıkta bile zorlanıyorsun. Okulda popüler biri değilim, hiç olmadım da zaten. Olamam da amına koyıyım, o kadar güzel kız varken o kadar "bacak" varken şansım hiç yok. Ama arkadaş gruplarımda sevilen biriydim hep. Hani böyle hep gülen, güldürmeye çalışan, salaklıklar yapan, dalga geçmenize izin veren biri olur ya arkadaş gruplarında. O ben oluyorum genelde. FAKAT ARKADAŞLAR ŞU AN ARKADAŞ GRUBUM YOK. 4 kişi olarak takılıyoruz sınıftan.Aralarında en yakın gördüğüm kişi benden gittikçe uzaklaşıyor. Derdime bakar mısın amına koyıyım ya, arkadaşım yok doğru düzgün resmen.

Neyse, geç bunu

Yaz gelsin artık sevgili tanrım. Bi güzellik yap da çabucak gelsin. En hızlısından.
Yaz dedim o kadar, haziran dedim. Süreya'dan bi dizeyle bitireyim yazımı:

"Ayrılık lâfları etme sevgilim, önümüz Temmuz önümüz Ağustos nasıl olsa."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder